Bayan MeRaklı'nın Dünyasına Hoşgeldin...:)

18 Ekim 2012 Perşembe

UFUNET BASTİ TE BÜLE BÜLE….












Evet arkadaşlar sıkıldım…Yahu şu facebooka bir psikolog atansa; çocukluğuna dönmekte zorlanmayacak o kadar çok kullanıcı var ki sevgili dedikoduseverler bilemezsiniz…!!!

Malumunuz teknoloji çağı bu çağ..Sabah kalkan elini-yüzünü yıkamadan internete sarılıyor. İşim yoksa ben de öyle. Düşünsenize facebooku açıyorsunuz 15 tane bildirim..”Vay arkadaş!” diyorsunuz “Ne çok seviliyorum…” Kasım kasım kasılırken gururla, o heyecanla bildirimleri bir tıklıyorsunuz 10 tanesi oyun isteği!!! Fos! İşte gerçek hayal kırıklığı! Bir genç kızın duygularıyla böylesi oynanmaz!!! Hele bu genç kız balık burcu duygulu bir müzisyense!!! Gel de bu kullanıcıları lunaparka götürme!

Hayır bir de kendileri oynamakla kalmıyorlar; seni de oyuna çekmeye çalışıyorlar..İstedikleri bir şeyi de gönderdin mi yandın! Mimleniyorsun valla…”Kız Meraklı da oynuyo Meraklı da..Ben istedim geçenlerde bi dolmalık biber. Yolladı..Sen de iste!” İşte bir diyalog :

X: Face’te oyun isteklerimi neden yollamıyosun ?
MERAKLI: Valla artık oynamıyorum kızan be…
X:  Küs müyüz?
MERAKLI: Yok beya niye küs olalım??? Oynamıyorum ben artık…
X: Ben küserim!
MERAKLI: :s

Şimdi yukarıdaki diyalogla aşağıdaki diyaloğun farkı ne???

KÖTÜ ADAM: Malı teslim ettin mi?
DOĞRUYU BULMAYA ÇALIŞAN ZAVALLI: Ben artık bıraktım bu işleri….Bırakın peşimi sizde…
KÖTÜ ADAM: Ölmek var bu yoldan dönmek yok…
D Y B Ç Z: Evlenicem ben…
KÖTÜ ADAM: Tamam o da gelsin!
D Y B Ç Z : :s


Neyse benden bu postluk bu kadar! Tarlamda domatesim, restoranımda yemeğim olmuş...!Onlara bakmam lazım...Kalın sağlıcakla...

16 Ekim 2012 Salı

Bu Şakalar, Hararetinizi Alacak

Son günlerin en gözde Facebook uygulamalarından bir tanesi de Lipton Ice Tea Hararetmatik. Lipton Ice Tea Türkiye sayfası üzerinden ulaşabildiğiniz Hararetmatik uygulaması, IVR teknolojisiyle gerçekleştiriliyor. Türkiye’de ilk defa, yapılan şakayı kayıt etme özelliğine sahip bu teknolojiyle oturduğunuz yerden istediğiniz arkadaşınızı şakalayabiliyorsunuz. Bunun için tek yapmanız gereken, Facebook listenizdeki arkadaşlardan dilediğinizi seçip telefonunuzu ve hararetini yükseltmek istediğiniz arkadaşın telefonunu yazmak. Bu basit işlemden sonra Türkiye’nin son dönemdeki gözde komedyenlerinden İsmail Baki tarafından canlandırılan 5 ayrı telefon şakasından birini seçebiliyorsunuz. Günde 3 şaka hakkınız var ve unutmayın her arkadaşınıza sadece bir defa telefon şakası yapabilirsiniz.

Olay sadece şakayla da bitmiyor tabi. Eğer arkadaşınız şakayı sonuna kadar dinleme sabrı gösterirse hem siz hem de o SMS ile birer çekiliş numarası almaya hak kazanıyor. Her hafta sonunda da en fazla çekiliş hakkı elde eden kişi ise içi dolu, özel bir Lipton Ice Tea dolabı kazanıyor.

İsmail Baki’nin birbirinden renkli taklitleri arasında özellikle Lazkopat’ın çok tuttuğunu söyleyebilirim. Ben de şahsen tipik Laz şivesiyle yapılan bu şakayı çok beğendim. Hatta şu satırları yazdıktan sonra listeden birkaç kurban daha bulup hararetimi dindirmeyi düşünüyorum:)

Uygulamanın linki burada, iyi şakalar efendim.

https://www.facebook.com/liptonhararetmatik/app_395429340516909

Seslendirmenin yapıldığı stüdyodan kamera arkası görüntüler ise çok eğlenceli:

http://youtu.be/bmkAfVBRBT4



Bir bumads advertorial içeriğidir.

11 Ekim 2012 Perşembe

Bana yeten "Beş Şey"...! (MİM)



Eee uzun zamandır yoktum sevgili merakseverler..Şimdi merak ederseniz söyleyeyim : Aldığım süper internet bağlantısı hizmeti (!) yüzünden böyle geciktim. Tv yayınım da internet hizmetini vermeye çalışan bu sevimli şirkete bağlı olduğu için haftalardır mahrumiyet bölgesinde yaşar gibiydim. Şimdi diyeceksiniz: “ Madem o kadar sıkıntıdaydın be mübarek neden arıza bildirmedin..!?” Bildirdim efendim bildirdim. Onlar da sağolsunlar fena halde ilgilendiler de 3 haftayla kurtulduk evdeki bu “anti-teknolojik devir”den…Repertuarımdaki tüm parçalar üçer-beşer defa çalındı bu süre zarfında..!!! Sanata bu muazzam katkılarından dolayı sevgili internet yetkililerine şükranlarımı bildirip sadede hızlıca bir giriş yaparım : Balkanların en meraklı  bayanı artık burada……!

Sevgili blogger, facebook ve twitter arkadaşım YaseminKokulu Bir Hayat beni mimlemiş. “5 şey”mimi. Kendisine teşekkür ediyorum :)

Çantamdaki 5 şey:

Cüzdanım
Ajandam
Anahtarlarım
Makyaj çantam
Parfümüm

Odamdaki 5 favori şey:

Yatağım-ki kendisi en favorimdir..!!!
Bağlamam
Klavyem-Orgum
Kitaplığımın rafında kollarını açmış “Abla gel..!”modunda duran Bugs Bunny’m
İçindeki hiçbir terkibi-özellikle de zencefil ve zerdeçallı olanları-hiçbir zaman yapmadığım Şifalı Bitkiler kitabım.



Bu ay planladığım 5 şey:

Program 1
Program 2
Program 3
Belki bir de konser 1
Konser 2 (Evet dün öğrendim ki bu senenin ders yılına hızlı girmişiz…)-Müzisyen adamın derdi ne başka..???

Almak istediğim 5 şey:

Şu “Huzur Sokağı”nın kitabını çok istiyorum ama yok! 10 gündür gelecek…Buradan sevgili kitapçım Tuba (Öztürkler) Kitabevi’ne sevgilerimi yolluyorum….:)
Siyah far
Yeni bir metod istiyorum ama onu da bulamadım
Yeni bir pc bataryası ya da olmadı bir pc



Benden beşlik bu kadar..:) Teşekkür ederim efenim…

25 Eylül 2012 Salı

Üsdat...



Sabah saatlerinde bir son dakika haberiyle üzüldüm..Yaklaşık iki haftadır İzmir'de tedavi gören bozlak ustası değerli Neşet Ertaş vefat etmiş sevgili sanatseverler...

Halk müziğinin sevilen bestecisi, söz yazarı ve yorumcusu Neşet Ertaş, 1938 yılında Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesinde doğdu. Bağlama ve türkü deyince akla ilk gelen ustalardan olan Neşet Ertaş, müzikle kendi gibi sanatçı olan babası Muharrem Ertaş sayesinde ilkokul sıralarında tanıştı. Profesyonel olarak müzikle 1950 senesinde tanışan Ertaş, ilk plağını da bu yıllarda doldurdu.

Sağlık sorunları nedeniyle kardeşinin yanına, Almanya'ya giden Ertaş'ın 23 yıllık vatan hasreti de başlamış oldu.2000 yılında İstanbul'da verdiği konserle yeniden ülkesinde sahneye döndü.

Gurbet yıllarında kendisine Erdoğan Atakar tarafından takılan "Bozkırın Tezenesi" lakabı halk ozanıyla adeta bütünleşti.

Süleyman Demirel zamanında kendisine sunulan 'devlet sanatçılığı' unvanını; "Halkın sanatçısı olarak kalmak, benim için en büyük mutluluk" diyerek geri çevirdi.

UNESCO tarafından "yaşayan insan hazinesi" kabul edilen Ertaş, İTÜ Devlet Konservatuarı tarafından fahri doktora ödülüne layık görüldü.

Kendisine Allah'tan rahmet; tüm müzik camiasına ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum...

20 Eylül 2012 Perşembe

YA BEN; YA MÜGE ANLI..!!! (Kelleyi kim uçurdu..???)




Başında bir çok derdi bir arada barındıran ve dolayısıyla ensesinde fokur fokur bozayı pişiren baba tarafından göçmen olsa da Vefa’yla alakası mevcut Bayan Meraklı; internetin “i”sini unutmuşken bir de ne duysun!? Aylardır “nazar ettiği” süper program “Yeniden Başlayalım”  bir takım hırslara yenik düşmüş…

Duymuşsunuzdur,ya da en son ben duydum bilemiyorum şimdi ama program; aynı kanalda yer alan benzer formatlı kadın programı “Müge Anlı’yla Tatlı Sert”e yenilmiş sevgili rekabetseverler…

Müge hanım, “Yeniden Başlayalım”ın reytingleri yükselince, formatı da kendi programınkine benzeyince resti çekmiş kanala! “Ya ben ya onlar müdürüm!” demiş..Tabi yılların Müge Anlı’sını kıramamış yönetim..Serap Paköz’ün de “şov”undan mahrum kalmak istememiş aslında ama napsın! Emir tecrübeli yerden efendim…

Öte yandan “Yeniden Başlayalım”ın yapımcı şirketi “el aman!”demiş..”Formatı biz değiştirelim,siz programı devam ettirin”  demiş ama nafile..Şimdi Serap Paköz elinde programının planı, göğsünde Müge Anlı’nın paramparça ettiği kalbiyle kendisine şovlayacak yeni bir kanal arıyormuş…

Bakalım Serap hanım “yeniden başlayabilecek mi?” Başlamalı..Eee…”SHOW MUST GO ON…!!!”


9 Eylül 2012 Pazar

EMEKLİLİK....



Efendim başlığa bakıp da “Bayan Meraklı müziği bırakıyor! Telli sazlar öksüz kaldı…” diye düşünmeyin..Ben onu bıraksam o beni bırakmaz..Canlı bir varlık benim enstrümanım vesselam! 3 ay evde bıraktım salmış kendini… İçli yavrum!

Kastettiğim emeklilik tamamen “TDS” yani “Tatil Dönüşü Sendromu”! Hayal ettiğiniz tatil nasıldır? Deniz-kum-Güneş..vs..? Kayseri’de bu imkanların hiçbiri yoktu konumundan dolayı.. Zaten Ege’de yaşadığım için canım artık çekmiyor bunları! (Bu arada göçmenim,Balkan kökenliyim ama memleket İstanbul.. Her tatil İstanbul’dayım. Ege kıyılarında fink attığım falan da yok yani!) Kayseri’den dönüş mü ?......








Salı sabahı memlekete (lafın gelişi) adımı attım bir de ne hissedeyim..? İçimde ülkenin ortasına doğru akan bir özlem nehiri…Evet evet Kayseri’ye! Her şeyi paylaştığım sevgili ablam,arkadaşım,birlikte çalışıp birlikte her şeyin üstesinden geldiğimiz,birlikte dizilerin dibine vurduğumuz DizimanyaQ ve kerimeleri Mini sırılsıklam olmuş olmalılar bu özlem nehrinde!

Şimdi kim çekirdeği yanına alıp “Ya Charles Bartowski! Görev başında bile aşk-meşk düşünüyosun beya! Oğğluuummm! Namlu burnunuzun dibinde hacı! Bi silkelenin!”diyecek? Hı? Kim?
Kim gözlerimin içine  süzgün süzgün “Azcık vampir, zombie felan olaydı iyidi kardeş!” dercesine bakacak!
“Şu Casey de bi vampir çıksa da az eğlensek!” diyecek?

Yalnızken emekliyim….Her şey birlikte güzel…….

7 Eylül 2012 Cuma

Karbonat sürün Karbonat !!!












Hepimizin kozmetik olarak kullandığı diş beyazlatıcı maddelere bakanlıktan sınır geliyormuş. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkan Yardımcısı Ercan Şimşek, diş beyazlatıcılarla ilgili denetime ağırlık verdiklerini belirtti. 

AB mevzuatına uyum için yapılan Kozmetik Yönetmeliği'ndeki değişiklikle belirli sınırlamalar ve şartlar dışında kozmetik ürünlerin içermemesi gereken maddeler listesi hazırlandığını belirten Şimşek, bu listenin 12. sırasında da hidrojen peroksit ve hidrojen peroksit açığa çıkaran diğer bileşikler bulunduğunu hatırlattı.

"VATANDAŞLAR DİKKATLİ OLMALI"


Bu yönetmelik çerçevesinde, diş beyazlatmada kullanılan hidrojen peroksit ve bunu açığa çıkaran madde içeren ürünlerle ilgili düzenlemeye gidildiğini bildiren Şimşek, şu bilgileri verdi:
“Son zamanlarda internet ve diğer kanallarda diş beyazlatma ürünlerinin reklamları yapılıyor. Diş sağlığının korunması için bu ürünler son derece dikkatli kullanılmalıdır. Hidrojen peroksitin diş beyazlatma amacıyla yüksek düzeyde kullanımı, ağız mukozası irritasyonuna, diş etinin zarar görmesine, dişlerde hassasiyete, dolgularda değişikliğe neden olabiliyor. Ayrıca diş kırıkları ve diş kayıplarına yol açabiliyor. Bu nedenle diş beyazlatıcılarla ilgili yeni bir sınıflandırmaya gittik.”

Yeni sınıflandırmaya göre bu beyazlatıcı maddelerden yüzde 6’ya kadar hidrojen peroksit içerenler sadece kozmetik amaçlı olurken; bu orandan daha fazla kimyasal içeren “tıbbi cihaz” olarak adlandırılacakmış sevgili takipçiler…Söz konusu diş beyazlatıcıların ambalajları üzerinde, içerdikleri hidrojen peroksit veya bunu açığa çıkaran madde oranı gösterilecek.